Kimdir o beni eleştiren!

Türkiye'de kültürel bir eleştiri yasağı mevcut. Bu, inkâr edilemeyecek bir gerçek. Ülkemizin kalkınmasını önleyen en önemli unsur buradan kaynaklanıyor.

Bu eleştiri yasağı, insanları disiplinsizliğe itiyor. Disiplinsiz bir toplum hiç bir zaman ilerleyemez. Yani eleştirinin yasak olduğu bir toplum, başka toplumların altında ezilmeye ve yokolmaya mahkumdur.

Eskilerde, emekli bir askere müracat ettim: "Komutanım, disiplin deyince akla askerler gelir. Siz de asker olduğunuza göre, size bir sorum olacak. Bizim milletin bu derece disiplinsiz olmasının ana nedenleri nelerdir?"

Hemen yanıt verdı: "O, ne biçim laf! Sen, Türkiyeli değil misin?"

Bu yanıt, nedense, beni, hiç şaşırtmadı. Yanıt verdim: "Ben, Türkiyeli değilim; ben, Türk'üm!"

Böylece konu açılmadan kapandı. Ve hiç bir sonuca varamadım.

Okulda öğretmenlerin her dediğini kayıtsız şartsız kabul ederiz. En aptal öğretmeni bile eleştirmeye hakkımız yoktur! Maaşını halktan alan memuru eleştirmeye hakkımız yoktur! Bizim oylarımızla yönetime gelen siyasetçiyi eleştiremeyiz. Babamızı, annemizi, kardeşlerimizi eleştirmeye hakkımız yoktur!

Eleştiri yasağı, bir toplumu aptallaştırır. Lâkin bu gerçek, bizi ilgilendirmez.

Eleştiri yasağı bir toplumu tembel yapar. Bu da bizi ilgilendirmez.

Biz itaatkâr ve biatçı bir toplumuz.

Birilerini eleştiremediğimiz zaman, gelişmemiz önlenir; aptallığı geliştiririz ve her geçen gün biraz daha aptal oluruz. Ama bu da bizi ilgilendirmez!

Önemli olan bizim eleştiri yasağı hakkımızdır.

Eleştiri yasağı bir toplumu yalaka ve dilenci bir toplum yapar. Ama bu da bizi ilgilendirmez!

Biz bireyselliği sevmeyen, başkalarının emri altında yaşamayı seven; onların aptallıklarını yalakalıkla pohpohlayan bir milletiz.

Çünkü eleştiri yasağı bizim en yüce kutsalımızdır. Çünkü eleştiri yasağı olduğu sürece, düşünmek gibi bir zorunluluğumuz olmaz. İtaat ve biat ederiz.

Bizim anlayışımızda ezmek ve ezilmek vardır. Ya ezeceksin, ya da ezileceksin! Bunların arasında başka seçeneklerin varlığı bizi ilgilendirmez.

Biz eleştiriyi sevmeyiz. Eleştiri hürriyetini destekleyenleri biz güzel ezeriz! Sağdan bir tokat; soldan bir tokat; mideden bir yumruk!

"Ulan it! Dünyayı sen mi kurtaracaksın!" Bizim anlayışımız bundan ibaret.

Başkaları düşünür ve üretir. Biz de eleştirmeyi ve düşünmeyi öğrenmediğimiz için, onların ürettiklerini tüketmekle yükümlüyüz.

Eleştiri yasağı bir toplumu köleleştirir. Zaten istediğimiz bu değil mi!

Bizim oylarımızla yönetime gelen kişi bizi ezmezse, onu ciddiye almayız.

Bizi yöneten kişi onurumuzu korumak istiyorsa, ona olanca gücümüzle söveriz. Onu hemen tahtından indiririz.

Bizi ezen yöneticileri severiz. Onları kendimize ilah yaparız. Çünkü onlar bizim eleştiri yasağı hakkımızı ve yalakalık gereksinimizi iyi anlıyor.

Biz ezilmek için hatta para bile öderiz. Bizi ezmek istemeyenleri döveriz.

Biz soyguncuları ve sahtekârları yüceltiriz; vicdanı pak ve şerefli insanları tekmeleriz.

Bu bizim hakkımızdır. Çünkü biz eleştiriyi sevmeyen itaatkâr ve biatçı bir toplumuz.


Târih: 21.12.2009 | Tıklama: 531 | Bölüm: Bilinçbilim, Toplumbilim ve Toplumsal Evrilim



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Bir kadının değeri, bedeniyle mi sınırlıdır? (23.09.2017)
- Umudumu yitirmedim! (17.06.2017)
- Büyüğe saygı mı? (28.03.2017)
- Bize, lâyık mıdırlar? (07.04.2017)
- Kadınlar, hâlâ erkeklerin kölesidir! (12.03.2017)
- Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlıgını yitirmiştir! (10.02.2017)
- Toplumlararası algılama farklılıkları (08.01.2017)
- Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!   (25.12.2016)
- Karaca Türkler   (08.11.2016)
- Çapkınlar ve kaltaklar!   (31.10.2016)
- Yalnızca erkekler aldatırmış!   (26.10.2016)
- Başımız sağolsun; asâleti kaybettik!   (27.09.2016)
- Parfüm: En gereksiz buluş!   (17.03.2016)
- Günümüzdeki insanların, güzellik algılamaları   (06.11.2015)
- Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?   (14.08.2013)
- Sözde ahlâksız kavramlara, dahâ ahlâksız karşılıklar!   (31.03.2013)
- Erkeklerin saçları, neden kısadır?   (19.10.2012)
- Evlilik nedir? Düğün nedir?   (28.12.2011)
- Helâaal! Urfa'da, ibneliğe teşvik geliyor!   (05.02.2011)
- "Kız istemek", insanlık suçudur.   (31.12.2009)
- Kimdir o beni eleştiren!   (21.12.2009)
- Ölüleri yakmanın nedeni   (20.10.2009)
- Homoseksüel mi, değil mi?   (01.01.2008)



Öngörülen yazılarım
Ezgin bir kadının ahmakça dayatmaları!
Ezgin kadınların, belirgin erkillliği bilinçsizce yüceltmesi!
Erkekler neden etek giymez?
Etekler, kadınların yaşamını bazı durumlarda kolaylaştırır. Bazılarında da zorluklar doğurur. Peki erkekler neden etek giymez?
Türkiye'de üstün ahlâk!
Ahlâksızlık Türkiye'de neden üstün ahlâk olarak algılanıyor? Yasaların bundaki etkileri nelerdir?
Eş, karı, koca
İçinde bulunduğumuz siyasi durum, insanları yalancı, yalaka ve oportünist olmaya zorluyor. Eskilerde onur abidesi olan kavramlar günümüzde suç olarak görülüyor. Bir erkeğin karısı onun eşi midir? Bir kadının kocası onun eşi midir?
Evrim, evrilim ve evrimleşme
Evrim kuramını kavrayamayan kafaların safsatası: "Evrimcilerin iddiasına göre, insanlar maymunlardan evrimleşmiştir." Görüyorsunuz ki, her insanın beyni yeterince "evrilmemiştir"! İnsanların "maymunlardan" "evrimleştiğini" iddia edenler kesinlikle bir bilinçbilimciye başvurmalı. Zira tek bir evrimci bile böyle deli saçması bir iddiada bulunmadı.
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.