Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?

Bizim çocuklarımız, dahâ beşikteyken, suçluluk duygusuyla tanışırlar; onları, töhmet altında bırakırız!

Bilhassâ düşük eğitimli kesimlerde, bu fenomene, sıklıkla tanıklık ederiz. Çocuklar, sırf yaşamakta oldukları için, anne-babaları tarafından ezilirler. Bu durumu da, kendilerine hak görürler.

Kendilerini, çocukları ezmeye, o kadar alıştılar ki, ne yaptıklarının, zerre kadar farkında olmazlar! Çocuklar, bir ömür boyu, bu eziklikle kıvranırlar!

Anne-babalar, çocukların suratına diklenerek, sithem ederler: "Annen, seni, ne güçlüklerle dünyaya getirdi; biliyor musun!"

Ya da: "Seni, ne zahmetlerle büyüttük; bunun, farkında mısın!"

Buna benzer ithâmlara, toplumumuzda, sıklıkla raslanır.

Aşağılamalar, bundan ibaret mi? "Unutma: Cennet, anaların ayağının alştındadır!"

"Sana, sütümü helâl etmeyeceğim!"

Dahâsını saymaya, gerek var mı?

Zeytinyağ usûlü: Suçluyken, kendilerini, haklı algılarlar!

İsterseniz, konuya, başka bir boyut kazandıralım.

Türkiye'de, her iki insandan biri, geçim sıkıntısı ile boğuşuyor. Her dört insandan biri, açlık sınırının zülmüyle kavruluyor!

Yine Türkiye'de, her on insandan 7'si, manik depresif!

Yalnızca İstanbul'da, 500,000 (beşyüzbin) 'sokak çocuğu' var. Annelerin, eziyet çekerek (!) doğurduğu, 500,000 'cân'! Doğum esnâsında, annelerin çektiği sancılar mı, dahâ ağır basar, yoksa bu cânların, ömür boyu çektiği işkence mi?

Şimdi soruyorum size: Türkiye'de, kaç çocuk, yaşamından memnûn? Çocukların, yüzde kaçı, mutlu bir yaşam içinde bulunuyor?

Düşünmeye başladınız mı? Hayır? Yazık!

Beni anlayan azınlığa, soruyorum: Çocuğunuzu, dünyâya getirmeden önce, onun rızâsını aldınız mı? Ona, "Çocuğum, seni, bu rezil dünyâya getirmek istiyoruz. Buna, râzı mısın?" diye sordunuz mu?

Aranızdan kimilerinin, sesini duyar gibiyim: "Ama doğmamış bir insanla, iletişim kurulmaz ki!"

Acabâ buraya kadar, beni, kaç kişi anladı?

Cinsel güdülerinizin, zevki uğruna, kadın, hâmile kalsın; zorbalıkla, o çocuğu, dünyâya getirsin; sonra da basın yaygarayı!

Ya da, evrimsel içgüdülerinizin, kölesi olun ve çocuğu, dünyâya getirin; sonra da, o mâsum insanı ezin! Ezin! Ezin! O, nasıl olsa, sizin egemenliğinizdeki bir oyuncak! Töhmet altında bırakın, anasını satıyım!

Şu ândan tezi yok; çocuğunuzdan, özür dileyin! Eğitiminiz ve gelir düzeyiniz, ne olursa-olsun; çocuğunuzdan, özür dileme erdemini, kendinize yakıştırın! Göreceksiniz; çocuğunuz, sizi, çok dahâ fazla sevecek ve sayacak.

Ayrıca çocuğunuz, sizi, bir arkadaş olarak görecek. Bu da, çocuğunuzun, size verebileceği, en yüce armağan olacaktır.

Ben, kendi çcuğumdan, özür dileme fırsatı bulamadım. Bu satırları okuma olasılığını, gözönünde bulundurarak, kendisinden özür diliyorum.

Kızım, cânımın içi, burada, tüm insanlığın tanıklığında, senden, özür diliyorum; bu acımasız dünyâya gelmene, olanak sağladiüim için, beni bağışla.


Târih: 14.08.2013 | Tıklama: 784 | Bölüm: Bilinçbilim, Toplumbilim ve Toplumsal Evrilim



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Bir kadının değeri, bedeniyle mi sınırlıdır? (23.09.2017)
- Umudumu yitirmedim! (17.06.2017)
- Büyüğe saygı mı? (28.03.2017)
- Bize, lâyık mıdırlar? (07.04.2017)
- Kadınlar, hâlâ erkeklerin kölesidir! (12.03.2017)
- Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlıgını yitirmiştir! (10.02.2017)
- Toplumlararası algılama farklılıkları (08.01.2017)
- Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!   (25.12.2016)
- Karaca Türkler   (08.11.2016)
- Çapkınlar ve kaltaklar!   (31.10.2016)
- Yalnızca erkekler aldatırmış!   (26.10.2016)
- Başımız sağolsun; asâleti kaybettik!   (27.09.2016)
- Parfüm: En gereksiz buluş!   (17.03.2016)
- Günümüzdeki insanların, güzellik algılamaları   (06.11.2015)
- Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?   (14.08.2013)
- Sözde ahlâksız kavramlara, dahâ ahlâksız karşılıklar!   (31.03.2013)
- Erkeklerin saçları, neden kısadır?   (19.10.2012)
- Evlilik nedir? Düğün nedir?   (28.12.2011)
- Helâaal! Urfa'da, ibneliğe teşvik geliyor!   (05.02.2011)
- "Kız istemek", insanlık suçudur.   (31.12.2009)
- Kimdir o beni eleştiren!   (21.12.2009)
- Ölüleri yakmanın nedeni   (20.10.2009)
- Homoseksüel mi, değil mi?   (01.01.2008)



Öngörülen yazılarım
Ezgin bir kadının ahmakça dayatmaları!
Ezgin kadınların, belirgin erkillliği bilinçsizce yüceltmesi!
Erkekler neden etek giymez?
Etekler, kadınların yaşamını bazı durumlarda kolaylaştırır. Bazılarında da zorluklar doğurur. Peki erkekler neden etek giymez?
Türkiye'de üstün ahlâk!
Ahlâksızlık Türkiye'de neden üstün ahlâk olarak algılanıyor? Yasaların bundaki etkileri nelerdir?
Eş, karı, koca
İçinde bulunduğumuz siyasi durum, insanları yalancı, yalaka ve oportünist olmaya zorluyor. Eskilerde onur abidesi olan kavramlar günümüzde suç olarak görülüyor. Bir erkeğin karısı onun eşi midir? Bir kadının kocası onun eşi midir?
Evrim, evrilim ve evrimleşme
Evrim kuramını kavrayamayan kafaların safsatası: "Evrimcilerin iddiasına göre, insanlar maymunlardan evrimleşmiştir." Görüyorsunuz ki, her insanın beyni yeterince "evrilmemiştir"! İnsanların "maymunlardan" "evrimleştiğini" iddia edenler kesinlikle bir bilinçbilimciye başvurmalı. Zira tek bir evrimci bile böyle deli saçması bir iddiada bulunmadı.
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.