Adım ve soyadım üzerine
Aslında adım ve soyadım, çok güzel; Erolrül; şiir gibi!

Bir tek, kardeşimin adı, benimki gibi şiirimsi; Birol. O da, benim adımın, 'Erol' olmasından ötürü, Birol olmuş. Annemin deyişine göre, bir erkek kardeşim dahâ olsaydı, adı, Sonol olacakmış. Hâyır; 'Şenol' değil, 'Sonol' olacakmış. Ama bir erkek kardeşim dahâ olmamış!

Böylece, şiirsel adı ve soyadı olan ilk kişi, ben olmalıyım.

Gizem dizisini yazmaya başladığımda, birisinin iddiâsı; gerçek adımdan-soyadımdan, memnûn değilmişim! Haydâaa! 'Tan Tankut' adı, 15 yaşımdayken tasarladığım bir addır; ama yalnızca kurgusal bir addır.

Gerçek yaşamda, benimkiler gibi şiirsel adı-soyadı olan, kaç kişi vardır?

Dilinizin üzerinde kaydırın; Erol Sürül!

Peki; bu adı, nasıl edindim?

Gerisini, yalnızca kurgusal olarak açıklayabilirim.

Ben doğduğumda, amcamın en büyük oğlu Yusuf Sürül, bana, 'Tamer' adını vermiş. Pek de kötü değilmiş; ama 'Tamer Sürül', ne kadar şiirsel duruyor?

Öncesine bakalım: Yıllar öncesinde, dedem, sonsuzluğa göç etmişti. Babaannem ise, çok geçikmeden, Kıran Alisi ile evlenmişti.

Ben doğduktan aylar sonra, Kıran Alisi, beni, Akçaabat kütük dâiresine götürmüş.

Memur ile aralarında geçen, tahminî konuşmayı aktarıyorum...

Memur: "Bu uşak, ne zamân doğdi?"

Kıran Alisi: "Güneşli bi havaydi; guşlar, cıvıl-cıvıl idi."

Mwmur: "Dam olarak, ne demek isdeysın?"

Kıran Alisi: "Dam olarak, bahâr olmaliydi." (Oysa, 'yaz'ın ortasıydı.)

Memur: "Damam; '25 mart' yazayim."

"Oyle osun!"

"Eyi da... Bu uşağın, ismi ne?"

"Bi 'er' vardi, ama hatırliyamayrım. Er... er... er..."

"Yoksa 'Erol' mi?"

"Heee! Hauğle osun! Eyidır! Erol; Erol Sürül!"

"Yagışdi da! Şiir gibi!" dedi memur son olarak.


Târih: 14.04.2016 | Tıklama: 555 | Bölüm: Üzerime


Öngörülen yazılarım
Vasiyetimi yazayım mı?
İnsanın, maddî ve mânevî mîrâsı, ne olursa-olsun, bir vasiyet bırakmalı. Biz, Arap geleneklerini benimsemiş bir ulusuz. Bu koşullar altında, vasiyet yazmanın, pek anlamı olmaz!
Türkiye'ye, neden sırtımı döndüm?
Bu siteyi, gözden geçirdiğinizde, bu sorunun yanıtını anlamamak, olası değil.
Sevgili arkadaşlarım!
Benim arkadaşlarım, nasıl olmalı? Beni çevreleyen arkadaşlarım, nasıldır?
Alman vatandaşlığını, neden reddetim?
Bir insanın, öz benliğine, sırtını dönmesi, o kadar kolay mı? Recep Tayyip Efendi, Türkler'e, yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığını almalarını, sürekli öneriyor! Neden?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.