Mûsevî mi?
Yıllar önce, araağın bir köşesinde, bir konu patlatmıştım: 'Artık, ben de Mûsevî'yim!'

Müslümânlar'ın tepkisi: 'Ne güzel; Mûsevîler de, Allâh'a inanıyor.'

Müslümânlar'ın verdiği bu tepki, benim gibi birinin, neden aslâ Müslümân olamzyacağının, kanıtıdır.

Ben, düşünen bir bireyim; düşünmeksizin, tek sözcük bile söylemem ya da yazmam.

Bir-çok alanda, ivmeyle vurguladım; katıksız bir ateist bile, Mûsevî, İsevî ya da Muhâmmedî olabilir.

Bu görüşüm ile ilgili, ilk deneyimlerimi, 1990'lı yılların başlarında yapmıştım.

Bir Arap, bir Alman ve ben, uzunca sohbet ediyorduk. Alman arkadaş, Arap'a, 'Muhâmmedî' (Alm. 'Mohammedaner') olduğunu söyledi.

Arap, ânî bir çıkış yaptı: "Ben, Muhâmmedî değilim; ben, Müslümân'ım!" Pek de kızgındı!

Ne demek istediğini, yıllar sonra anlayacaktım.

1990'lı yılların ikinci yarısında, televizyonda, Kayhan Yıldızoğlu ile, bir söyleşi izlemiştim. Şöyle:

"Siz, Mûsevî'siniz; değil mi?" diye sordu sunucu.

"Hâyır."

"Ama Mûsevî câmiâsındasınız."

"Aslında o, 'Mûsevî' değil, 'Yahûdî' câmiâsıdır."

"Nasıl yâni?"

"Mûsâ'yı sevenlere ve ona, hayrânlık besleyenlere, 'Mûsevî' denir. Oysa Mûsâ'nın, önderlik yaptığı dîn, 'Yahûdîlîk'tir."

"Yâni siz, Mûsevî değil, Yahûdî'siniz."

"Ta kendisi."

"Peki biz, Yahudîler'e, neden 'Mûsevî' diyoruz?"

"Çünkü 'Yahûdî' sözcüğü, Türkiye'de, hakâret amaçlı kullanılıyıor."

Geldik mi, zurnanın, 'zırt' dediği yere!

Burada anlayabildiğimiz, ilk önemli nokta, Müslümânlar'ın, hiç de saygıyı hakketmedikleridir; zâten Kuran'da da, Yahûdîler başra olmak üzere, tüm Müslümân olmayanlara, sayısız hakâretler savruruluyor!

Buna göre:

- Mûsevî olmak için, illâ ki, Yahûdî olmak gerekmez; ama Yahûdî olmak için, Mûsevî olmak, kaçınılmazdır.

- İsevî olmak için, illâ ki, Hristiyan olmak gerekmez; ama Hristiyan olmak için, İsevî olmak, kaçınılmazdır.

- Muhâmmedî olmak için, illâ ki, Müslümân olmak gerekmez; ama Müslümân olmak için, Muhâmmedî olmak, kaçınılmazdır.

Bizim bilgisiz insanlarımız da, Yahûdîlik'in, bir 'ırk' olduğunu savunuyorlar ya; duyduğumda, fıtık oluyorum!


Önemli dipnot: 'Irk' kavramı, bilim dilinde bulunmuyor.


Târih: 30.11.2016 | Tıklama: 32 | Bölüm: Dîn ve Vicdân



En önemli unsur: Her insan, istediği taşa ya da puta tapmakta, özgürdür. Yeter ki, insanlar, taptıkları taşları ve putları, başkalarının kafalarına fırlatmasınlar.
Bu bölümde, tüm yazılarım
- Hâcer-ül Esved gerçeği   (20.12.2016)
- Mûsevî mi?   (30.11.2016)
- İlk smokinimin öyküsü   (30.11.2016)
- Yüce Cuvcuv'a, inanıyor musunuz?   (18.11.2016)
- Erdemsiz bezirgânlar!   (22.10.2016)
- MüslümaL atayizler!   (16.10.2016)
- Süslü-püslü giyinmiş kaltaklar!   (01.05.2016)
- Putperestler ve müminler?   (23.03.2016)
- Müslüman'dan, dost olmaz!   (28.02.2016)
- AKP ve SP'ye oy verenlerin, cezâî ehliyetleri yoktur!   (17.09.2015)
- Türkiye'nin ilk ateizm derneği kuruldu.   (17.04.2014)
- Erdoğan, Allah'ın ta kendisi imiş!   (17.01.2014)
- Türk ateistlerin yanılgısı!   (22.09.2013)
- Aşağılık hayvanın biri!   (01.02.2013)
- Oktay Vural'dan, Câhiliyye dönemine hakâretler!   (28.12.2011)
- Buyrun; beni, Müslüman yapın!   (16.10.2011)
- Bu soruya vereceğiniz yanıtla, beni, Müslüman yapabilirsiniz!   (24.09.2011)
- Çok üzücü; ama gerçek!   (20.02.2011)
- "Ölümden, korkmuyor musun?"   (19.11.2010)
- Avrupa'da, demokrasi var!   (02.04.2010)
- İslamca-Halkça Türkçe Sözlük   (10.03.2010)
- Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?   (24.12.2009)
- Masonlar, dünyâya hükmetmek istiyormuş!   (22.12.2009)
- Sübyancılıkta, sınır yoktur!   (13.01.2008)
- Türbanın ardından, neler gelecek?   (01.01.2008)
- Şükürcülük ve kadercilik   (14.06.2005)




Öngörülen yazılarım
Çarpık istatistikler
Türkiye'de din ve vicdân orantıları nelerdir? Diyanet'te çalışanların, yüzde kaçı Müslüman'dır? Dinsiz olup da, câmilerde toplu ibâdete katılanların, oranı nedir? Kaç ateist, ilâhiyat eğitimi görüyor?
Sünnetin ardındaki sır
Kız veya erkek çocukların, cinsel organları kesilir. Buna halk dilinde, "sünnet" denir. Peki Kuran'da, sünnetin, yeri var mıdır? Sünnet, İslamî bir gereksinim midir?
Türkiye'de, cizye uygulaması var mı?
Türkiye'de, en az vergi ödeyen ve en fazla kamu hizmetleri alan kesim, Sünnî Müslümanlar'dır. En fazla vergi ödeyen ve hiç kamu hizmeti almayan kesimler, tüm diğer gereksinimleri için, ayriyetten harcama yapıyor.
En iyi sömürü aracı: Dinler!
Bir toplumun, ortalama eğitimi çok düşük ise; o toplumu, kitlesel sömürmek için, en kolay yöntem, dînlerdir.
Selâmun aleyküm!
Arapça terimleri kullanmak, sevaptır!
Alkol, neden yasaktır?
Sağlıklı yaşayabilmek için, bir-çok alanda- alkole gereksinim vardır. Elbet de, kullanıldığı alanlara göre, hem etilalkol, hem de metilalkol vazgeçilmezdir. Günümüz tıbbı, alkolsüz düşünülemez. Ayrıca bedenimiz, yeterince alkol üretemiyor. Peki alkolü, yasaklamaktaki mantık nerede?
Domuz eti neden yasaktır?
Tarihte, fimi toplumların ilâhları idiler. Kimi toplumlarda, yalnızca kutsal varlıklar idiler. Onların dokunulmazlıkları vardı. Ama önce İsrailoğulları, sonra da Araplar, onları, önce yasakladılar; sonra lânetlediler. Yasaklama ve lânetleme nedeniini, zamânla unuttular.
Dinlerin ömrü
Dinler, toplumların kültürel olgularıdır. Bu kültürler, gelenek hâline geldi. Kimileri, tüm dünyâya yayıldı. Oysa bilimin ilerlemesi ile, bu geleneklerin, fazla ömrü kalmadı.
İslam'da, insanlara lâkap koymak, günâh mıdır?
Türk Müslümanlar'ın iddiası: "İnsanlara, saygılı olmalısınız. Lâkaplar, en büyük günâhlardır." Oysa, İslam târihini ve Kuran'ı gözden geçirmek, yeterli olacaktır!
Sakal-ı şerif nedir?
Türkiye'de, bir-çok camide, sakal-ı şerif bulunur. İslâm peygamberi, başını, sürekli sıfır tıraş ediyordu. Sakalını da, her hafta kesiyordu. Öyleyse, bu kutsal kıllar, nereden geliyor?
Hepsi, bu kadar mıydı?
Dindarlık süsüyle yaşayan, isanların ağzından çıkan, bir soru var: "Eğer cennet ve cehennem yoksa; cezâ ve ödül yoksa; hepsi, bu kadar mıydı? Yaratılışın, amacı yok mu?"
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.