Umudumu yitirmedim!

Son dönemlerde, Türkiye'deki toplumsal ayrışım algılaması, bence, doğruyu yansıtmıyor.

İnsanlarımızın, her gün biraz dahâ tutuculaştığı söyleniyor. Bu, ne derece doğrudur?

Çeşitli toplumsal araştırmalara göre, AKP yobazlığının bir sonucu olarak, insanlarımız, büyük bir hızla dînsizliklere yöneliyor. Yâni AKP zihniyeti, amaçladığının, tam tersine neden oluyor!

İnsanlarımız, savlanmanın tersine, bir-birlerine, bir o kadar ivmeyle yaklaşıyorlar; insan olmanın, öncelikli değerleri olduğu yönünde, karar vermiş bulunuyorlar.

AKP zihniyeti, heykelleri yıkarken, toplumun büyük kesimi, bir o kadar sanata yöneliyor.

Bu sonuca, nasıl mı ulaştım?

Örnek olarak, yazdığım şiîrlerin, tıklama oranlarına bakıyorum.

Aşk şiîrleri yazıyorum; Atatürk ve Türklük üzerine, şiîrler yazıyorum; dînler ve dînsizlikler üzerine, şiîrler yazıyorum; köyümün ağzında, şiîrler yazıyorum...

Bakıyorum; tıklama oranlarında, önemsenecek bir fark yok.

Ve okurlarım, hiç bir önyargı göstermeksizin, tüm şiîrlerimi okuyorlar.

Bu gerçek, sayısız anlam taşıyor; insanlarımız, dile verdiği önemi, sanata ve bilime de veriyor. Ama onlara, bu ilgilerini geşliştirebilmeleri için, el-ayak olacak siyâsîlerimiz yok!

Batılısı ve doğulusu; güneylisi ve kuzeylisi... Tüm bu insanlar, örnek olarak, Mulâca şiîrlerimi okuyorlar. Örneğin bir Urfalı'nın, bir Kastamolulu'nun, bir Antalyalı'nın, ya da başka bir yurttaşın, Mulâca şiîr okuması, bu bölünmez birlikteliğin kanıtıdır.

Demek ki insanlarımız, ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi sevmiyorlar; güzel yürdumuzun her köşesindeki insanlar, tüm diğer uyruktaşlarımızı, kendilerinden biliyor. Diyorlar ki: "Dînlerimizle-dînsizliklerimizle, şivelerimizle-geleneklerimizle, kültürlerimizle-uygarlıklarımızla, atamızla-geçmişimizle; biz, bir bütünüz! Hiç kimsenin gücü, bizi bölmeye yetemez!"

Bir-çoğumuz, belki de hiç farkında olmaksızın, yalnızca bilinçaltında, bölünemez bir bütün olduğumuzun gerçekliği ile yaşıyor. Bilimin, usun ve insânî değerlerin, vazgeçilmez unsurlar olduğunu unutmuyorlar.

Ben, umudumu yitirmiyorum; siz de öyle yapın.


Târih: 17.06.2017 | Tıklama: 54 | Bölüm: Bilinçbilim, Toplumbilim ve Toplumsal Evrilim



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Bir kadının değeri, bedeniyle mi sınırlıdır? (23.09.2017)
- Umudumu yitirmedim! (17.06.2017)
- Büyüğe saygı mı? (28.03.2017)
- Bize, lâyık mıdırlar? (07.04.2017)
- Kadınlar, hâlâ erkeklerin kölesidir! (12.03.2017)
- Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlıgını yitirmiştir! (10.02.2017)
- Toplumlararası algılama farklılıkları (08.01.2017)
- Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!   (25.12.2016)
- Karaca Türkler   (08.11.2016)
- Çapkınlar ve kaltaklar!   (31.10.2016)
- Yalnızca erkekler aldatırmış!   (26.10.2016)
- Başımız sağolsun; asâleti kaybettik!   (27.09.2016)
- Parfüm: En gereksiz buluş!   (17.03.2016)
- Günümüzdeki insanların, güzellik algılamaları   (06.11.2015)
- Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?   (14.08.2013)
- Sözde ahlâksız kavramlara, dahâ ahlâksız karşılıklar!   (31.03.2013)
- Erkeklerin saçları, neden kısadır?   (19.10.2012)
- Evlilik nedir? Düğün nedir?   (28.12.2011)
- Helâaal! Urfa'da, ibneliğe teşvik geliyor!   (05.02.2011)
- "Kız istemek", insanlık suçudur.   (31.12.2009)
- Kimdir o beni eleştiren!   (21.12.2009)
- Ölüleri yakmanın nedeni   (20.10.2009)
- Homoseksüel mi, değil mi?   (01.01.2008)



Öngörülen yazılarım
Ezgin bir kadının ahmakça dayatmaları!
Ezgin kadınların, belirgin erkillliği bilinçsizce yüceltmesi!
Erkekler neden etek giymez?
Etekler, kadınların yaşamını bazı durumlarda kolaylaştırır. Bazılarında da zorluklar doğurur. Peki erkekler neden etek giymez?
Türkiye'de üstün ahlâk!
Ahlâksızlık Türkiye'de neden üstün ahlâk olarak algılanıyor? Yasaların bundaki etkileri nelerdir?
Eş, karı, koca
İçinde bulunduğumuz siyasi durum, insanları yalancı, yalaka ve oportünist olmaya zorluyor. Eskilerde onur abidesi olan kavramlar günümüzde suç olarak görülüyor. Bir erkeğin karısı onun eşi midir? Bir kadının kocası onun eşi midir?
Evrim, evrilim ve evrimleşme
Evrim kuramını kavrayamayan kafaların safsatası: "Evrimcilerin iddiasına göre, insanlar maymunlardan evrimleşmiştir." Görüyorsunuz ki, her insanın beyni yeterince "evrilmemiştir"! İnsanların "maymunlardan" "evrimleştiğini" iddia edenler kesinlikle bir bilinçbilimciye başvurmalı. Zira tek bir evrimci bile böyle deli saçması bir iddiada bulunmadı.
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.