Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlığını yitirmiştir!

"Mahkemede aklanırsam, Türk halkının, yüzde altmışının aptal olduğu, Türk mahkemeleri tarafından, tescil edilmiş olacak." (Aziz Nesin)

Nesin, bu sözleri söylerken, ortada, AKP denen sağlıksızlık yoktu.

Son dönemlerde, araağ üzerinden, TV sohbetlerini izlemeye ve dinlemeye çalışıyorum; 'çalışıyorum', çünkü kimin, ne söylediği, hiç anlaşılmıyor. Herkeste, bir bağrışma-çağrışma var!

Konuşan kişlilerin, psikolojik durumlarını anlamak, bana bile çok kolay geliyor.

Acabâ psikologlar ve psikiyatristler, bu duruma ne diyorlar? Ama ben, Türk psikiyatrist ve psikologlarını kastetmiyoırum; artık onlar da, içinde bulundukları toplumdan, nasîblerini almış olmalılar.

'İnsan' diye adlandırılan, ama pek de, 'insan' gibi davranmayan yaratıklar, yalnızca hakâretlerle ve aşağılamalar yöntemiyle, iletişim kuruyorlar. En zengininden tutun da, en eğitimlisine; en ünlüsünden tutun da, en tanınmayanına... Hepsinde aynı kalitesizlik; hep aynı ucûbelik!

İnsanlarımız; yanlışı, doğru; doğruyu da, yanlış olarak algılıyorlar. İyice kafayı sıyırmışız!

Bu kafayı sıyırmışlık sonucunda, başka hastaları da, yönetici olarak seçiyoruz! Ülkenin, hangi köşesine bakarsanız-bakın; hep aynı görüntülerle karşılaşacaksınız.

Az önce, bir video izledim; genelde, ne aktarıldığını da anlayamadım. Ama anladığım tek konu var; adamların, çözümleme ve yargılama yetisi, tümüyle kopuk!

Cem Küçük ve Cemil Barlas isimli, kafası gidik AKP'liler, Can Ataklı'yı sıkıştırıyorlar! Bu iki AKP'linin tavırlarına, 'psikolojik bozukluk' demek bile, biraz hafif kalır.

Aranızdan bir psikolog, bu videoyu kesinlikle izlemeli. Acabâ, kaç tür bilinçaltı bozukluğuna rastlayacaktır?

Ben, bir acemi psikolog olarak, onları, hemencecik içeri tıkmak isterdim; ağır hastadırlar!

Tüm video boyunca, Ataklı'ya, aralıksız hakâretler savruluyor! Hakâretleri savunan kişi, son derece eğitimsiz olmakla birlikte, apaçık hasta; hem de çok ağır hasta.

Videodaki ana konu şu: Mısır'daki kodeslerde, Türkiye'den az basın mensubu var.

Hasta adam, hemencecik savunmaya geçiyor: "Ama orada, darbe oldu!"

Uzun bir tantananın ardından, beş-altı basın kuruluşunun, adlarını sayıyor ve ekliyor: "Tüm bu kuruluşlar kapatıldı. Şimdi basın olarak, yalnızca darbecilerin yandaşları var."

Sevgili okurum, bir şey farkettiniz mi?

Ta kendisi! O kapatılan basın kuruluşlarında, en az, ellibin kişi çalışmış olmalıydı! Türkiye'deki uygulamaları, gözönünde bulundurursak, bu ellibin kişinin, hepsi kodese atılmalıydı!

O kadar basın kuruluşu kapatıldı; ama o kapatılan kuruluşlarda, çalışan basın üyeleri ve diğer çalışanlar, kodeslere tıkanmadı!

Konu zâten burası! Mısır'da, sırf basın üyesi olduğu için, hiç kimse kodeslere tıkanmıyor!

Türkiye'de ise, en az ikiyüz basın üytesi, neyle suçlandığını bile bilmeden, hapislerde çürüyor!

Mısır'da, suç işlemeyenlere dokunmulmuyor; Türkiye'de, suçsuz oldukları bilinen lişiler bile, sırf basın üyesi oldukları için, kodeslere tıkanmış durumdalar!

Bu yazım, tüm toplumumuzun, hastalıklı olduğu üzerine, yalnızca küçücük bir örnektir.

Neredeyse unutuyordum... Videonun sonunda, sunucu, babası yaşındaki Can Ataklı'yı, en az on kez, "Can Ataklı! Can Ataklı! Can Ataklı!" diye uyarıyor! Ama kendi kafadarına, hiç bir şey söylemiyor!

"Çıldırmaya, az kladı; doktorum nerde?" Hâyır; sıyırmaya, az kalmadı; biz, çoktan kafayı yemişiz! Geçmiş olsun!


Târih: 10.02.2017 | Tıklama: 772 | Bölüm: Bilinçbilim, Toplumbilim ve Toplumsal Evrilim



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Bir kadının değeri, bedeniyle mi sınırlıdır? (23.09.2017)
- Umudumu yitirmedim! (17.06.2017)
- Büyüğe saygı mı? (28.03.2017)
- Bize, lâyık mıdırlar? (07.04.2017)
- Kadınlar, hâlâ erkeklerin kölesidir! (12.03.2017)
- Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlıgını yitirmiştir! (10.02.2017)
- Toplumlararası algılama farklılıkları (08.01.2017)
- Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!   (25.12.2016)
- Karaca Türkler   (08.11.2016)
- Çapkınlar ve kaltaklar!   (31.10.2016)
- Yalnızca erkekler aldatırmış!   (26.10.2016)
- Başımız sağolsun; asâleti kaybettik!   (27.09.2016)
- Parfüm: En gereksiz buluş!   (17.03.2016)
- Günümüzdeki insanların, güzellik algılamaları   (06.11.2015)
- Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?   (14.08.2013)
- Sözde ahlâksız kavramlara, dahâ ahlâksız karşılıklar!   (31.03.2013)
- Erkeklerin saçları, neden kısadır?   (19.10.2012)
- Evlilik nedir? Düğün nedir?   (28.12.2011)
- Helâaal! Urfa'da, ibneliğe teşvik geliyor!   (05.02.2011)
- "Kız istemek", insanlık suçudur.   (31.12.2009)
- Kimdir o beni eleştiren!   (21.12.2009)
- Ölüleri yakmanın nedeni   (20.10.2009)
- Homoseksüel mi, değil mi?   (01.01.2008)



Öngörülen yazılarım
Ezgin bir kadının ahmakça dayatmaları!
Ezgin kadınların, belirgin erkillliği bilinçsizce yüceltmesi!
Erkekler neden etek giymez?
Etekler, kadınların yaşamını bazı durumlarda kolaylaştırır. Bazılarında da zorluklar doğurur. Peki erkekler neden etek giymez?
Türkiye'de üstün ahlâk!
Ahlâksızlık Türkiye'de neden üstün ahlâk olarak algılanıyor? Yasaların bundaki etkileri nelerdir?
Eş, karı, koca
İçinde bulunduğumuz siyasi durum, insanları yalancı, yalaka ve oportünist olmaya zorluyor. Eskilerde onur abidesi olan kavramlar günümüzde suç olarak görülüyor. Bir erkeğin karısı onun eşi midir? Bir kadının kocası onun eşi midir?
Evrim, evrilim ve evrimleşme
Evrim kuramını kavrayamayan kafaların safsatası: "Evrimcilerin iddiasına göre, insanlar maymunlardan evrimleşmiştir." Görüyorsunuz ki, her insanın beyni yeterince "evrilmemiştir"! İnsanların "maymunlardan" "evrimleştiğini" iddia edenler kesinlikle bir bilinçbilimciye başvurmalı. Zira tek bir evrimci bile böyle deli saçması bir iddiada bulunmadı.
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.