Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!

En uzun süreli dostum, Heinz Schwindt'in fırınında, duvarın bir bölümünde, güzel işlenmiş bir levhâ vardı; şöyle:

Beşik ve sılâ
"Vergiss nie, wo deine Wiege stand;
denn genau da ist dein Heimatland."


Türkçe'si:

"Beşiğinin, nerde durduğunu, unutma aslâ;
çünkü senin için, yalnızca orasıdır sılâ."


İnsanın bilinçaltı, bir kökene odaklıdır. Bir birey, kökeni olduğu, coğrafî bölgeden uzaklaşarak, çok uzun süre, o bölgeden ırak kalırsa, bilinçaltı, düzeltilemeyecek biçimde bozulur.

Doğup-büyüdüğünüz ortam, ne kadar da sefil olsa, siz, o ortamı, hep özleyeceksiniz; tıpkı annenizi özlediğiniz gibi.

Örneğin bir mahâlleyi, 'kentsel dönüşüm' adı altında, ortadan kaldırdığınızda, o eski mahâllenin sâkinleri, bir dahâ aslâ mutlu olamayacaklardır. Onun içindir ki, geridönüşüm planları hazırlarken, o mahâllenin özünden, bir-kaç ögeyi korumak gerekir.

Bir kenti kaldırdığınızda, hastalıklı bir toplum yaratmış olursunuz. Böylece, duyarsız, umursamaz ve saldırgan bir toplum kurmuş olursunuz.

İnsanlar, kökeni olduğu bölgenin de, dışında yaşayabilirler; ama o bölgenin, yakınında olma koşuluyla. Bir birey, kökeni olan köyü ya da mahâlleyi, her istediğinde, kolayca görebilmelidir; oraya, en hızlı biçimde, kolayca ulaşabilmelidir.

Bunu, âile kökeniyle de karşılaştırabiliriz.

Eğer anne-babalar, çocuklukları ve ergenlik dönemleriyle ilgili deneyimlerini, çocuklarına anlatırlarsa, bu çocuklar, köken bilinçlerinden ötürü, dahâ mutlu ve sağlıklı bireyler olacaklardır. Bu anlatımlardan yoksun bireyler, sürekli biraz dahâ, arayış içinde olacaklardır. İçlerindeki bu boşluğun nedenini de, pek anlamlandıramayacaklardır.

Bir bireyin, doğduğu ortamı da, yokettiğimizde, o birey, aslâ us sağlığını düzenleyemeyecektir.

Onun içindir ki, kentsel dönüşümlerde, yalnızca mîmârları ve inşaât mühendislerini değil, ayrıca sosyologları ve psikologları da, devreye sokmak gerekir.

Bir mahâlle, hiç bir koşulda, yerle bir edilip, yepyeni bir kente dönüştürülmemelidir; eski mahâllenin, görsel ögelerinden kimileri korunmalıdır. Bu ögeler, o bölgenin öz toplumunun, bilinç sağlığı için gereklidir.

Her bir bireyin, doğduğu ve büyüdüğü ortama, sıklıkla geri dönebilmesi gerekir.

Başka bir örnek de, küçük çocukların, hayvanlarla ve yaban doğa ile, iletişim kurmasıdır. Küçük bir çocuk, ormanlara ve dağlara çıkmazsa ya da evcil ve yaban hayvanlarla, iletişim kumazsa, o da, ilerleyen dönemlerde, vurdumduymaz ve mutsuz bir birey olacaktır.

'Köken bilinci', her alanda, yaşamsal önem taşır.


Târih: 25.12.2016 | Tıklama: 106 | Bölüm: Bilinçbilim, Toplumbilim ve Toplumsal Evrilim



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Bir kadının değeri, bedeniyle mi sınırlıdır? (23.09.2017)
- Umudumu yitirmedim! (17.06.2017)
- Büyüğe saygı mı? (28.03.2017)
- Bize, lâyık mıdırlar? (07.04.2017)
- Kadınlar, hâlâ erkeklerin kölesidir! (12.03.2017)
- Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlıgını yitirmiştir! (10.02.2017)
- Toplumlararası algılama farklılıkları (08.01.2017)
- Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!   (25.12.2016)
- Karaca Türkler   (08.11.2016)
- Çapkınlar ve kaltaklar!   (31.10.2016)
- Yalnızca erkekler aldatırmış!   (26.10.2016)
- Başımız sağolsun; asâleti kaybettik!   (27.09.2016)
- Parfüm: En gereksiz buluş!   (17.03.2016)
- Günümüzdeki insanların, güzellik algılamaları   (06.11.2015)
- Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?   (14.08.2013)
- Sözde ahlâksız kavramlara, dahâ ahlâksız karşılıklar!   (31.03.2013)
- Erkeklerin saçları, neden kısadır?   (19.10.2012)
- Evlilik nedir? Düğün nedir?   (28.12.2011)
- Helâaal! Urfa'da, ibneliğe teşvik geliyor!   (05.02.2011)
- "Kız istemek", insanlık suçudur.   (31.12.2009)
- Kimdir o beni eleştiren!   (21.12.2009)
- Ölüleri yakmanın nedeni   (20.10.2009)
- Homoseksüel mi, değil mi?   (01.01.2008)



Öngörülen yazılarım
Ezgin bir kadının ahmakça dayatmaları!
Ezgin kadınların, belirgin erkillliği bilinçsizce yüceltmesi!
Erkekler neden etek giymez?
Etekler, kadınların yaşamını bazı durumlarda kolaylaştırır. Bazılarında da zorluklar doğurur. Peki erkekler neden etek giymez?
Türkiye'de üstün ahlâk!
Ahlâksızlık Türkiye'de neden üstün ahlâk olarak algılanıyor? Yasaların bundaki etkileri nelerdir?
Eş, karı, koca
İçinde bulunduğumuz siyasi durum, insanları yalancı, yalaka ve oportünist olmaya zorluyor. Eskilerde onur abidesi olan kavramlar günümüzde suç olarak görülüyor. Bir erkeğin karısı onun eşi midir? Bir kadının kocası onun eşi midir?
Evrim, evrilim ve evrimleşme
Evrim kuramını kavrayamayan kafaların safsatası: "Evrimcilerin iddiasına göre, insanlar maymunlardan evrimleşmiştir." Görüyorsunuz ki, her insanın beyni yeterince "evrilmemiştir"! İnsanların "maymunlardan" "evrimleştiğini" iddia edenler kesinlikle bir bilinçbilimciye başvurmalı. Zira tek bir evrimci bile böyle deli saçması bir iddiada bulunmadı.
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.