Tüh be!

Önceki gün, şehir merkezinde bir işim çıkmıştı. Atladım otobüse; ve mihrâba vardım.

Geri dönmek için, yeniden halk otobüsüne bindim. Otobüs, neredeyse tıklım-tıklımdı. Bu da, benim için fırsat oldu; zâten neredeyse tüm günümü oturmakla geçirdiğim için, kendime bir oturak bulma zahmetine gerek duymadım.

Bir ara. sağ yanımdaki genç kız. kafasını kaldırarak. bana baktı; sonra da yeniden önüne döndü. Kısa süre sonra, yeniden bakışlarını bana çevirdi; bu kez de, yeniden önüne döndü.

Yaklaşık otuz sâniye sonra, yeniden geriye dönerek. bakışlarını bana çevirdi. "Oturmak ister misiniz?" diye sorarak. yerini, bana sundu.

"Yok; teşekkür ederim; ben, oturmayayım," dedim. Güzel kız, yeniden önüne döndü.

Ben ise. içten-içe gülümüyordum; ilk kez birisi, yaşımdan ötürü, bana yerini ikrâm etmişti. İçimden. bir "Oh be!" geçti. Sonunda bir ergen, benim yaşıma göre bana davranmıştı. Bu duruma. alışık değildim. Ve gerçekten de mutluydum.

Yaklaşık on dakika sonra, bizim durağa yaklaşmıştık. Ben, inmeye hazırlanmak için kapıya yöneldiğimde, o güzel kız da, ayağa kalkarak. benimle aynı yöne yürüdü.

O ânda beynimde kıvılcımlar oluşmaya başlamıştı. Zarif bir şekilde. genç kadını süzdüm. Evet! Onu, anımsıyordum; bilincaltımdan, onu, sokağımızda ara-sıra gördüğümü anımsıyordum.

Tüh be! Demek ki, o tavrı, sırf komşusu olduğum içindi. Yine yanılmışım! Yeniden tüh bana!


Târih: 12.11.2014 | Tıklama: 539 | Bölüm: Günlüğüm


 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.