Putperestler ve müminler?
Târihi, gâlipler yazar! Bu, inkâr edilemeyecek bir gerçektir.

Örnek olarak, Bizans'a karşı yürütülen, Osmanlı saldıruıları ve yağmalamalarına karşılık, yurtsever Bizanslılar vardı. Bizim bağnaz târihçilerimiz, bu yurtsever Bizanslılar'ı, 'kollaboratör' olarak yansıtırlar; yâni 'hâin'!

Düşünsenize; birileri, Türkiye Cumhuriyeti'ne saldırıyor! Türk ordusu ve diğer yurtsever yurttaşlar, bu saldırganlara karşı, direniyor!

Bu durumda, birileri, o asklerleri ve diğer yurttaşları, 'kollaboratör' olarak adlandırırsa, nasıl bir duyguya kapılırsınız?

İşte; dînlere de, aynı açıdan bakmak gerekiyor.

Sözde 'İslâm târihi', diğer adıyla 'hadisler' (yenilikler, haberler, aktarmalar), kendince, İslâm öncesi Arap topluluklarından sözederken, 'putperestler' ve 'câhiller' diye sıfatlar kullanırlar. Elbet de, diğer sayısız hakâret ve aşağılamalar da vardır.

Demek ki, târih, gâlipler tarafından yazılır!

Bu, nasıl yapılır?

Muhammet döneminde, Sabiîler, Muhammet'e ulaşarak, kendilerine yapılan saldırıları yadırgarlar: "Ey Muhammet! 'Yandaş'ların, bizim 'tanrılar'ımızı parçalıyor, ya da benzer biçimde, onlara zarar veriyorlar."

Peki; 'hâdisçiler', ya da 'İslâm târihçileri', bu olayı, nasıl aktarıyorlar? "Ey Muhammet! 'Müminler', bizim 'putlar'ımızı parçalıyor, ya da benzer bizimde, onlara zarar veriyorlar."

Böylece gerçekler, açık ara çarpıtılıyor!

Martin Luther, Bibliya çevirisinde, şöyle bir vurgulamada bulunmuştur: "Denn aller Heiden Götter sind Götzen..." (1 Chronik 16:26)

Türkçe'si: "Çünkü inanmayanların (başkalarının) tanrıları, putlardır!" Yâni: "Benim dînimden olmayan herkes, bir putperesttir."

Buradan da anlıyoruz ki: Her dînin açısından, kendileri, tek gerçek dînin üyeleridir; kendi dînlerinden olmayan herkes, ayrıcalıksızca putperesttir!

Yâni Müslümanlar'ın açısından, Sabiîler, ne kadar putperest iseler, Sabiîler açısından da, Müslümanlar, asıl putperestlerdir.

Sonuç: Tüm putperstler, kendilerini, en gerçek dînin üyesi olarak görürler; kendi tanrıları, en gerçek tanrılardır; tüm diğer dînlern tanrıları, putlardır!

İslâm'ın, neresine bakarsanız, bu gibi çarpıtmalarını göreceksiniz.

Sevgili okurum! 'Putperest' olduğunu bildiğiniz birisine, şu soruyu yöneltin: "Sen, putperest misin?"

%100'lük olasılıkla, alacağınuız yanıt, şöyle olacak: "Hâyır! Ben, kendi tanrı(ları)ma inanıyorum." Bu yanıtta, kimi özel adlar da kullanabilir; Allâh, Şiva, Yehova, Cuvcuv, Manitu, Zeus, Tor...

Eğer akl-î selim birisi iseniz, bu yanıtı alacağınızı, önceden bilirsiniz. Eğer bu yanıtı, kanımsamamışsanız.... Anladınız, değil mi?

Yâni hiç bir putperest, bir 'putperest' olduğunu kabul etmez!

Şimdi de ben, size soruyorum: "Putperest misiniz?"


Târih: 23.03.2016 | Tıklama: 101 | Bölüm: Dîn ve Vicdân



En önemli unsur: Her insan, istediği taşa ya da puta tapmakta, özgürdür. Yeter ki, insanlar, taptıkları taşları ve putları, başkalarının kafalarına fırlatmasınlar.
Bu bölümde, tüm yazılarım
- Hâcer-ül Esved gerçeği   (20.12.2016)
- Mûsevî mi?   (30.11.2016)
- İlk smokinimin öyküsü   (30.11.2016)
- Yüce Cuvcuv'a, inanıyor musunuz?   (18.11.2016)
- Erdemsiz bezirgânlar!   (22.10.2016)
- MüslümaL atayizler!   (16.10.2016)
- Süslü-püslü giyinmiş kaltaklar!   (01.05.2016)
- Putperestler ve müminler?   (23.03.2016)
- Müslüman'dan, dost olmaz!   (28.02.2016)
- AKP ve SP'ye oy verenlerin, cezâî ehliyetleri yoktur!   (17.09.2015)
- Türkiye'nin ilk ateizm derneği kuruldu.   (17.04.2014)
- Erdoğan, Allah'ın ta kendisi imiş!   (17.01.2014)
- Türk ateistlerin yanılgısı!   (22.09.2013)
- Aşağılık hayvanın biri!   (01.02.2013)
- Oktay Vural'dan, Câhiliyye dönemine hakâretler!   (28.12.2011)
- Buyrun; beni, Müslüman yapın!   (16.10.2011)
- Bu soruya vereceğiniz yanıtla, beni, Müslüman yapabilirsiniz!   (24.09.2011)
- Çok üzücü; ama gerçek!   (20.02.2011)
- "Ölümden, korkmuyor musun?"   (19.11.2010)
- Avrupa'da, demokrasi var!   (02.04.2010)
- İslamca-Halkça Türkçe Sözlük   (10.03.2010)
- Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?   (24.12.2009)
- Masonlar, dünyâya hükmetmek istiyormuş!   (22.12.2009)
- Sübyancılıkta, sınır yoktur!   (13.01.2008)
- Türbanın ardından, neler gelecek?   (01.01.2008)
- Şükürcülük ve kadercilik   (14.06.2005)




Öngörülen yazılarım
Çarpık istatistikler
Türkiye'de din ve vicdân orantıları nelerdir? Diyanet'te çalışanların, yüzde kaçı Müslüman'dır? Dinsiz olup da, câmilerde toplu ibâdete katılanların, oranı nedir? Kaç ateist, ilâhiyat eğitimi görüyor?
Sünnetin ardındaki sır
Kız veya erkek çocukların, cinsel organları kesilir. Buna halk dilinde, "sünnet" denir. Peki Kuran'da, sünnetin, yeri var mıdır? Sünnet, İslamî bir gereksinim midir?
Türkiye'de, cizye uygulaması var mı?
Türkiye'de, en az vergi ödeyen ve en fazla kamu hizmetleri alan kesim, Sünnî Müslümanlar'dır. En fazla vergi ödeyen ve hiç kamu hizmeti almayan kesimler, tüm diğer gereksinimleri için, ayriyetten harcama yapıyor.
En iyi sömürü aracı: Dinler!
Bir toplumun, ortalama eğitimi çok düşük ise; o toplumu, kitlesel sömürmek için, en kolay yöntem, dînlerdir.
Selâmun aleyküm!
Arapça terimleri kullanmak, sevaptır!
Alkol, neden yasaktır?
Sağlıklı yaşayabilmek için, bir-çok alanda- alkole gereksinim vardır. Elbet de, kullanıldığı alanlara göre, hem etilalkol, hem de metilalkol vazgeçilmezdir. Günümüz tıbbı, alkolsüz düşünülemez. Ayrıca bedenimiz, yeterince alkol üretemiyor. Peki alkolü, yasaklamaktaki mantık nerede?
Domuz eti neden yasaktır?
Tarihte, fimi toplumların ilâhları idiler. Kimi toplumlarda, yalnızca kutsal varlıklar idiler. Onların dokunulmazlıkları vardı. Ama önce İsrailoğulları, sonra da Araplar, onları, önce yasakladılar; sonra lânetlediler. Yasaklama ve lânetleme nedeniini, zamânla unuttular.
Dinlerin ömrü
Dinler, toplumların kültürel olgularıdır. Bu kültürler, gelenek hâline geldi. Kimileri, tüm dünyâya yayıldı. Oysa bilimin ilerlemesi ile, bu geleneklerin, fazla ömrü kalmadı.
İslam'da, insanlara lâkap koymak, günâh mıdır?
Türk Müslümanlar'ın iddiası: "İnsanlara, saygılı olmalısınız. Lâkaplar, en büyük günâhlardır." Oysa, İslam târihini ve Kuran'ı gözden geçirmek, yeterli olacaktır!
Sakal-ı şerif nedir?
Türkiye'de, bir-çok camide, sakal-ı şerif bulunur. İslâm peygamberi, başını, sürekli sıfır tıraş ediyordu. Sakalını da, her hafta kesiyordu. Öyleyse, bu kutsal kıllar, nereden geliyor?
Hepsi, bu kadar mıydı?
Dindarlık süsüyle yaşayan, isanların ağzından çıkan, bir soru var: "Eğer cennet ve cehennem yoksa; cezâ ve ödül yoksa; hepsi, bu kadar mıydı? Yaratılışın, amacı yok mu?"
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.