"Bakanıma, tâlimat verdim!"
Konunun başlığı, ortada! Bizim çok değerli (!) ve çok sayın (!) boşbakanımız, "kendi bakanı"na, "tâlimat" veriyor!

Bu kısa tümcede iki uygunsuzluk var.

Öncelikle: Bir "bakan", başbakanın emir kulu değildir. Bir "bakan", devletin, yani ulusun görevlisidir. Buna göre, bir "bakan", yalnızca ulusun hizmertindedir.

Bir "başbakan" da bir bakandır. Diğer bakanlar, aslâ başbakanın hizmetinde olamaz!

Eğer bir başbakan, diğer bakanları açıkça "benim bakanım" olarak algılıyorsa, o sözkonusu kişi, diktatör olduğunu açıklamış olur!

Türkiye dışında, hiç bir Avrupa ülkesinin başbakanı, diğer bakanları kastederek, "benim bakanım" demez ve diyemez!

Monarşik ülkelerde bile, bir kral veya kraliçe, böyle saygısız ve diktatöryel söylemde bulunmaz!

Diğer bir konu da "tâlimat"!

Hiç bir demokratik ülkenin başbakanı, "tâlimat" veremez!

tâlimatlar da diktatörlüğün kanıtıdır.

Bir başbakan, halk tarafından seçilmiş bir görevli ve hizmetlidir. Hattâ hizmetçidir!

Buna göre, bir başbakanın, "tâlimat verme" yetkisi aslâ olamaz!

Oysa haberlerde gün be gün çarşaf-çarşaf bildiriliyor: "Başbakan, tâlimat verdi..."

Türkiye öyle bir hâle geldi ki, tâlimatsız hiç bir iş yapılamıyor!

Almanya tarihinde hiç bir şansölye, hiç bir zaman "tâlimat vermedi"!

Çünkü demokratik ülkelerde, yasalara göre herkesin işi ve görevi bellidir. Böyle ülkelerin 3'er serbest erki vardır. Hiçbir erk, diğerinin tekerleğine çomak atamaz!

Hiç bir halk ve ulus görevlisi, hiç kimseye "tâlimat" ve "buyruk" veremez! Ama kendisini "diktatör" olarak beyan etmiş olan başbakanlar, bunu yapabilir!


Tarih: 11.03.2013 | Tıklama: 1452 | Bölüm: AB'ye asla giremeyeceğiz!


Öngörülen yazılarım
AB ülkelerinde yaşayan Türkler'in sabıka oranları
Bilakis Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler "günah keçisi" olarak kullanılıyor. Türkiye devleti bu durumu görmezden geliyor. Böylece bu resmî istatistikler gerçek gibi yansıtılıyor. "Genetik yapısı suç işlemeye yatkın" olarak görülen bir millet AB'ye nasıl üye olabilir? En önemlisi: Kendi vatandaşını korumayan bir ülke AB'ye layık olamaz!
Askerin hakâret etme hakkı olur mu?
Üst düzey askerler (subaylar) sokakta bir turiste kimlik soruyor. Bu da yetmiyormuş gibi, turisti tokatlıyor! Bu askerlerin, yasal dayanağı var mıdır? (Aptalca soru!)
Hasta Türk erkekleri asker kaçağıdır!
Yurtdışında yaşayan Türk erkeklerine bazı ayrıcalıklar tanınmıştır: Para karşılığı kısa dönem askerlik yapabiliyorlar. Ama bunu kötüye kullanmak da işin ilginç yanı! 1960'lı yıllardan beri, yaşadıkları ülkelerde özürlülük maaşı (hastalık maaşı) ile geçinen Türk erkekleri, Türkiye'de askere gitmek zorundadırlar! On binlerce Türk erkeği hasta oldukları halde askerlik görevine mecbur bırakılıyor!
Türkiye terörü destekliyor!
PKK'nın terör örgütü olarak kabul edilmesi için, Türkiye Avrupa ülkeleriyle 20 yıl boyunca müzakere etti. Ve sonunda Avrupalılar Türkiye'ye destek verdi. Diğer yanda, İsrail bir terör örgütü olan Hamas'a karşı gerekeni yapınca, Türkiye terör örgütüne taraf çıktı. Acaba Türkiye ne yaptığının farkında mı? Bir terör örgütünü destekleyen bir ülke AB'ye girmeli mi?
Vicdânî ret yasağı
Batı Avrupa ülkelerinde "muhtemel katil" olmak istemeyenlere saygı gösterilir. Oysa Türkiye'de bu kavram en büyük suçlardan biridir. Vicdânsız olmak, onurlu olmak ise...
Vesika rezalati!
Türkiye yasalarına göre, seks işçisi olan kadınlara vesika veriliyor. İnsan onurunu göz göre göre hiçe sayan bir ulus ne hakla AB gibi bir topluluğa üye olmaya çalışır?
Gözaltına almalar ve Ergenekon davası
Uygar ve demokratik ülkelerde "gözaltına alma" 24 saatle sınırlıdır. Hiç bir yasal suçlama ve delil olmadan, iki yılı aşkın gözaltılar hangi hukuki mantıkla açıklanır?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.